The Long Dark İnceleme

0

the long dark inceleme

Bu sefer soğuk ve doğa en büyük düşmanın olacak…

The Long Dark  –  Sistem Gereksinimlerini öğrenmenmek için Tıklayınız.

The Long Dark… Zombilerin işgal ettiği hayatta kalma oyunlarının arasından sıyrılıp, sizleri sadece müthiş bir gerçekçilik ile karşılayan The Long Dark adlı hayatta kalma oyununa merhaba deyin, zira bu denli sade ve heyecan dolu oyunlar pek bulunmuyor. Görselleri ve Renkleriyle, Ses efektleri ve O Yalnızlık hissi ile The Long Dark sizi kolunuzdan tutup kendi içine çekmeyi başarıyor. Beta sürümünde  ve halen daha geliştirilmekte olmasına rağmen beklentileri bu aşamada bile karşılıyor The Long Dark. İlerleyen zamanlarda da daha üst düzey yenilikler ile birlikte oyunun tadından yenmez bir hal alacağı kesin.

The Long Dark’ın ana teması jeomanyetik bir felaket ile hüsrana uğrayan dünyamıza yoğunlaşmakta. Bu felaket esnasında da uçuş yapmakta olan bir pilot Kanada’nın kuzeyine düşüyor ve maceramız burada başlıyor. Konu klasik gibi gözükse de aslında bu oyun için başlangıç konusu pek de fazla önem arz etmiyor. Başlangıç hikayesi ne olursa olsun, asıl hikayenin siz hayatta kalmaya çalışırken yazıldığını göreceksiniz.

Soğuk… Oyunu tamamen tanımlayacak olan tek kelime bu olsa gerek. Karla kaplı bir dünyanın tam ortasında, fırtınalar ve vahşi hayat ile mücadele ederek hayata tutunmaya çalışıyoruz. Açlık, susuzluk ve yalnızlık hissi tüm bedenimizi esir almış durumda. Rüzgarın sesi bizi ürkütüyor. Nereden ve ne zaman çıkacağını bilmediğimiz tehlikenin, ensemizde yarattığı o ince his ile birlikte yürüyoruz. Pusulamız veya bizi yönlendirecek herhangi bir şeyimiz yok. İçgüdülerimiz ile birlikte hareket ederek keşfe çıkıyoruz.

Bakalım ne kadar hayatta kalabileceğiz?

The Long Dark / Oynanış

The Long Dark genel oynanış itibari ile de büyük kolaylıklar sağlamakta. Zaten oyunun Türkçe dil desteği olması oyuna adapte olmayı kolaylaştıran en büyük etken diyebiliriz. Bunların haricinde malzeme çeşitliliği başlangıç için gayet uygun düzeyde. Giysiler, avcılık malzemeleri, yiyecekler,avlanma, kraft vs. Her şey güzelce düşünülmüş. Açlık, susuzluk, yorgunluk, üşüme hisleri ve bu tür sorunların giderilmesi veya giderilememesi arasındaki o ayar çok iyi tutturulmuş. Örneğin karnınızı doyurduktan sonra çok çabuk bir sürede acıkmıyorsunuz ya da dinlendikten sonra kısa bir sürede yeniden bitkin düşmüyorsunuz. Tabi tüm bunlar hava şartlarına göre de değişim gösterebiliyor. Zira fırtınalı bir günde dışarıda iseniz daha çabuk yorulup daha hızlı üşüyebiliyorsunuz.

The Long Dark / Oyundaki Sıkıntılar

The Lond Dark’ın sıkıntı tarafları yok mu? Sorusu akıllara gelebilir. Aslında bakılacak olursa oyun zevkini tamamen etkileyecek pek sıkıntılar yok bu yapımda. Özellikle diğer oyunlarda karşılaşılan o aşırı buglar vs. bu oyunumuzda yok. Ancak yinede bir kaç noktaya deyinebiliriz tabii ki. Örneğin oyunda zıplama tuşumuz yok. Bu durum oyuna pek etki etmese de kısaca karakterimiz zıplamıyor. Ayrıca zorluk dereceleri çokta iyi oturtulmamış. Kolay çok kolay, zor çok zor. Ortası diyebileceğimiz bir yer yok bana kalırsa ki bu sorunu oyunu oynayanlardan pek çok defa duyuyoruz. Son olarak silah sesi yok sanırım ya da bende bir sorun vardı bilmiyorum. Silah sesini duyamadım, sessizce ateş ediyor 🙂

Genel olarak kısaca The Long Dark ile ilgili söyleyebileceklerim bu kadar. Şu sıcak yaz aylarında içimizi dışımızı serinletecek, ruhumuzu buz kestirecek bir oyun The Long Dark. Byteadam olarak tavsiye eder, keyifli oyunlar dileriz efenim.

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.